Türkiye’nin Maden İhracatı 2025’te 6,2 Milyar Dolara Yükseldi
Ankara Sanayi Odası (ASO) Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye’nin maden ihracatının 2025 yılında önemli bir artış gösterdiğini belirterek, “2024’te 6 milyar dolar olan toplam maden ihracatımız, 2025’te yüzde 3,4 artışla 6,2 milyar dolara ulaştı. Bu tablo, pazar çeşitliliği ve katma değerli üretimin ne kadar hayati olduğunu ortaya koyuyor” dedi.
ASO 32 No’lu Taşocakçılığı Sanayi Meslek Komitesi ile Ankara Ticaret Odası (ATO) 30 No’lu Doğal Taş, Mermer ve Hazır Beton İmalatçıları Meslek Komitesi iş birliğinde “ASO-ATO Maden Zirvesi: Sektör Buluşması” toplantısı gerçekleştirildi. ASO ev sahipliğinde düzenlenen zirvede, madencilik sektörüne yönelik kamu politikaları, güncel mevzuat düzenlemeleri ve uygulama süreçleri ele alındı.
Sektörün Sorunları ve Gelecek Beklentileri Masaya Yatırıldı
Toplantıda, madencilik alanında faaliyet gösteren firmaların karşılaştığı izin süreçleri, mevzuattan kaynaklanan uygulama farklılıkları ve sektörün geleceğine dair beklentiler detaylı şekilde değerlendirildi. Zirvede konuşan ASO Başkanı Ardıç, maden ve doğal taş sektörünün Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak, sürdürülebilir büyüme için kamu, sanayi ve ticaret dünyası arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
ATO Başkanı Gürsel Baran da Türkiye’nin madencilik sektöründe 2025 itibarıyla 6,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirterek, bu rakamın önümüzdeki yıllarda daha da artmasını beklediklerini söyledi.
“Madencilik Stratejik Bir Güvenlik Konusu Haline Geldi”
Madenciliğin artık yalnızca yer altı kaynaklarını ekonomiye kazandıran bir faaliyet olmadığını dile getiren Ardıç, enerji dönüşümü, savunma sanayii, ileri imalat teknolojileri ve dijitalleşmenin ham madde ihtiyacını stratejik bir seviyeye taşıdığını kaydetti. Uluslararası projeksiyonlara göre 2040 yılına kadar bakır, nikel, kobalt ve lityum gibi madenlere olan talebin ciddi oranlarda artacağını belirten Ardıç, bu durumun madenciliği küresel rekabetin merkezine taşıdığını söyledi.
“Rekabet Artık Sadece Rezervle Sınırlı Değil”
Türkiye’nin dünya bor rezervlerinin yaklaşık yüzde 73’üne sahip olduğunu hatırlatan Ardıç, madencilikte rekabetin yalnızca rezerv miktarıyla sınırlı kalmadığını ifade etti. İzin süreçleri, çevre performansı, iş sağlığı ve güvenliği ile rafinasyon kapasitesinin de belirleyici unsurlar haline geldiğini belirtti.
Türkiye Maden Çeşitliliğinde Öne Çıkıyor
ATO Başkanı Gürsel Baran ise Türkiye’nin maden çeşitliliği açısından dünyada üst sıralarda yer aldığını vurguladı. Türkiye’de ticareti yapılan yaklaşık 90 maden türünün 70’inin bulunduğunu, 60’ının ise aktif olarak üretildiğini belirten Baran, bor başta olmak üzere mermer, krom, feldspat ve barit gibi birçok madende küresel ölçekte güçlü bir konumda olunduğunu söyledi.
Baran ayrıca, madencilik sektörünün yaklaşık 150 bin kişiye doğrudan istihdam sağladığını ve Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın yaklaşık yüzde 1’ini oluşturduğunu ifade ederek, madenlerin mamul hale getirilmesiyle ihracat gelirlerinin daha da artırılabileceğini kaydetti.

