Artan jeopolitik gerilimler ve küresel güvenlik riskleri, balistik koruma sistemlerine olan talebi tarihi seviyelere taşırken, ileri teknik seramiklerde yaşanan arz sıkıntısı ülkeleri yeni tedarikçi arayışına yöneltiyor. Bu süreçte Türkiye, balistik seramik alanında küresel ölçekte öne çıkan ülkelerden biri haline gelirken, Nurol Teknoloji geliştirdiği yenilikçi üretim kabiliyetleriyle dikkat çekiyor.
Nurol Teknoloji Genel Müdürü Serpil Gönenç Dinçer, balistik seramiğin günümüz güvenlik ortamında stratejik bir malzeme haline geldiğini belirterek, dünya genelinde talebin mevcut üretim kapasitesinin çok üzerinde seyrettiğini ifade etti.
Balistik Seramik Artık Stratejik Bir Güç Unsuru
Yüksek tehdit seviyelerinin balistik korumaya olan ihtiyacı artırdığını vurgulayan Dinçer, özellikle çatışma risklerinin yükseldiği dönemlerde balistik seramiğin vazgeçilmez bir unsur haline geldiğini söyledi. Küresel ölçekte seramik arzının bu hızlı talep artışına yanıt vermekte zorlandığını belirten Dinçer, Türkiye’nin bu noktada kritik bir tedarik merkezi olarak öne çıktığını dile getirdi.
Entegre Üretim Yeteneği ile Fark Yaratıyor
Nurol Teknoloji’nin ileri teknik balistik seramik alanında entegre üretim kabiliyetine sahip nadir firmalardan biri olduğuna dikkat çeken Dinçer, alümina, silisyum karbür ve bor karbür seramiklerin şirket bünyesinde üretildiğini aktardı.
Almanya merkezli Industrie Keramik Hochrhein firmasının bünyeye katılmasıyla birlikte, yalnızca seramik değil, seramiğin hammaddesi olan ileri teknik tozların da üretilebildiğini belirten Dinçer, bu entegrasyonun firmaya önemli bir rekabet avantajı kazandırdığını söyledi.
“Balistik Seramikte Ezberleri Yeniden Yazıyoruz”
Yeni üretim yaklaşımının ürün çeşitliliğini artırdığını vurgulayan Dinçer, balistik seramikte bugüne kadar uygulanan standart reçetelerin ötesine geçtiklerini ifade etti. Kendi balistik tecrübelerini, ileri teknik toz üretimiyle birleştirdiklerini belirten Dinçer, bu sayede daha yenilikçi ve yüksek performanslı çözümler geliştirdiklerini kaydetti.
Hibrit Seramiklerle Daha Hafif ve Dayanıklı Zırhlar
Nurol Teknoloji’nin bor karbür ve silisyum karbürün farklı oranlarda bir araya getirildiği hibrit seramikler geliştirdiğini belirten Dinçer, özellikle yüzde 60 – yüzde 40 oranındaki hibrit seramiklerin sahada aktif olarak kullanılmaya başlandığını söyledi.
Bu teknolojinin daha hafif, çoklu atışa daha dayanıklı zırh sistemlerinin önünü açtığını dile getiren Dinçer, müşterilerin daha mobil ve yüksek korumalı çözümler geliştirebildiğini ifade etti.
Yüzde 100 Bor Karbür Seramik İçin Geri Sayım
Ar-Ge çalışmalarının kesintisiz devam ettiğini belirten Dinçer, yakın zamanda yüzde 100 bor karbür seramikle ilgili yeni bir ürünün tanıtılacağını açıkladı. Bu ürünün, balistik koruma seviyelerinde yeni bir standart oluşturması hedefleniyor.
Yıllık 100 Bin Adedin Üzerinde Üretim Kapasitesi
Birçok ülkenin balistik seramik üretimini yalnızca kendi ihtiyaçlarıyla sınırlı tuttuğunu vurgulayan Dinçer, en yüksek koruma seviyesine sahip hafif zırhların temin edilebildiği seçeneklerin oldukça sınırlı olduğunu söyledi. Bu noktada Türkiye’nin ve Nurol Teknoloji’nin öne çıktığını belirten Dinçer, şirketin yıllık en az 100 bin adet bor karbür seramik üretim kapasitesine sahip olduğunu ve bu kapasitenin aktif şekilde kullanıldığını aktardı.
Nurol Teknoloji, Türkiye’nin balistik koruma ihtiyacının yaklaşık yüzde 95’ini karşılarken; Milli Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı ve güvenlik birimlerinin yanı sıra yurt dışındaki birçok kullanıcıya da personel, araç ve platform koruma çözümleri sunuyor.
Zırhlar Sahaya Çıkmadan Önce Dijital Ortamda Test Ediliyor
Balistik ürünlerde test süreçlerinin maliyetli olduğuna dikkat çeken Dinçer, Nurol Teknoloji’nin simülasyon tabanlı gelişmiş bir Ar-Ge altyapısı kurduğunu söyledi. Gerçek test sonuçlarıyla simülasyon verileri arasında yüzde 95’in üzerinde uyum sağlandığını belirten Dinçer, bu sayede hem zamandan hem de maliyetten önemli ölçüde tasarruf edildiğini ifade etti.
Avrupa’dan Yoğun Talep: Siparişler Katlandı
Nurol Teknoloji’nin ihracatının ağırlıklı olarak Avrupa ve Amerika pazarına yapıldığını belirten Dinçer, özellikle Avrupa’da talebin son yıllarda ciddi şekilde arttığını söyledi. Daha önce binlerle ifade edilen siparişlerin artık on binler seviyesine ulaştığını aktaran Dinçer, bu artışın şirketin ihracat rakamlarına doğrudan yansıdığını sözlerine ekledi.

