Kollektif Zeka 2026 Vizyon Buluşması’nda Yapay Zekada Global Standartlar Ele Alındı
Kollektif Zeka Topluluğu’nun 2026 yılının ilk etkinliği olan Vizyon Buluşması’nda, yapay zeka projelerinde global standartların ticari, hukuki ve teknolojik etkileri masaya yatırıldı.
Yapay Zeka Ekosistemi Bilkent TEKMER’de Buluştu
“Mayası insan, gücü yapay zeka” mottosuyla çalışmalarını sürdüren Kollektif Zeka Topluluğu, 2026 yılının ilk etkinliğinde yapay zeka ekosisteminin paydaşlarını bir araya getirdi. Bilkent TEKMER ev sahipliğinde 24 Ocak Cumartesi günü düzenlenen Kollektif Zeka 2026 Vizyon Buluşması, “Global Standartlar” temasıyla gerçekleştirildi.
Etkinlikte kamu temsilcileri, yazılım şirketleri ve girişimciler, yapay zeka projelerinin yalnızca teknik başarısını değil; ticari sürdürülebilirlik, hukuki sorumluluk ve uluslararası uyum boyutlarını da ele aldı.
Yapay Zekada “Güven Rozeti” Vurgusu
Buluşmada konuşan QCS Technic temsilcisi Hüseyin Gürsoy, yapay zeka yönetim sistemleri ve uluslararası standartların önemine dikkat çekti. Gürsoy, özellikle ISO/IEC 42001 standardının girişimler için bürokratik bir gereklilikten çok, küresel pazarda bir “güven rozeti” işlevi gördüğünü ifade etti.
Toplantıda, global bir havayolu şirketinin web sitesindeki chatbotun yanlış bilgilendirme nedeniyle hukuki sorumlulukla karşı karşıya kaldığı ve tazminata mahkum edildiği örnek vaka da hatırlatıldı. Uzmanlar, yanlılık, halüsinasyon ve veri gizliliği gibi riskleri azaltmayı hedefleyen yapay zeka standartlarının, olası krizlerde şirketler için önemli bir hukuki koruma sağladığını vurguladı.
Yatırımcı ve Global Pazar Perspektifi
Uluslararası standartlara uyum sağlayan girişimlerin yatırımcılar nezdinde “daha az riskli” olarak değerlendirildiği ifade edilirken, bu durumun şirketlerin global pazarlarda büyüme ve EXIT potansiyelini artırdığı belirtildi. Uzmanlar, gerekli önlemleri aldığını belgeleyen girişimlerin “basiretli tacir” yaklaşımıyla hareket ettiğinin altını çizdi.
Süper Bilgisayarlara Erişimde Standartların Rolü
Etkinlikte büyük dil modelleri (LLM) geliştiren girişimlerin en önemli sorunlarından biri olan yüksek performanslı bilgi işlem kaynaklarına erişim konusu da gündeme geldi. TÜBİTAK ULAKBİM bünyesindeki TRUBA süper bilgisayar altyapısı ve Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri (EDIH) ağlarına dahil olma süreçlerinde, uluslararası standartlara uyumun kritik bir referans olduğu aktarıldı.
Bu kriterleri sağlayan girişimlerin, yüksek donanım ve enerji maliyetlerine katlanmadan devlet destekli test ortamlarına daha kolay erişebildiği ifade edildi.
“Yazışarak Uygulama Geliştirme” Dönemi
Bilgi paylaşımının yanı sıra üretimi teşvik etmeyi amaçlayan etkinlikte, girişimcilik yolculuğuna yeni adım atan dört katılımcıya özel bir eğitim programı hediye edildi. Programın, klasik no-code “sürükle-bırak” yöntemlerinden farklı olarak Prompt (İstem) Mühendisliği temelli olduğu belirtildi.
Katılımcıların teknik kodlama bilgisi olmadan, yalnızca Türkçe doğal dil kullanarak yapay zekaya taleplerini iletip mobil ve web uygulamaları geliştirebileceği, eğitim sonunda çalışan bir ürüne sahip olacakları açıklandı.
“Teknolojiyi İnsan Odaklı Katma Değere Dönüştürüyoruz”
Etkinlikte konuşan Kollektif Zeka Kurucusu Mustafa Alkan, topluluğun vizyonunu şu sözlerle özetledi:
“Bir sosyal medya gönderisiyle başlayan yolculuğumuz, bugün kamu ve özel sektör arasında köprü kuran, Anadolu’nun en uzak köşesindeki gence ulaşan bir yapıya dönüştü. Amacımız sadece teknolojiyi konuşmak değil, yapay zekayı insan odaklı şekilde üreterek katma değere dönüştürmek.”
Kollektif Zeka 2026 Vizyon Buluşması, farklı disiplinlerden katılımcıların deneyim paylaşımlarıyla sona erdi.

